|
|
|
► TARİHİ ESERLER |
|
|
|
► KOCAHAN |
|
Osmanlı Veziri Nasuh Paşa Osmanlı-İran Antlaşmasından döndükten sonra buraya uğrayarak 1599 da Hanı yaptırmıştır.Planı müstakil (dikdörtgen) şeklindedir.Sıkdörtgen planlı uzunluğunda bir yapıdır.Dış duvarlar moloz,iri taş, kireç harçlı, derzleri sıvasız kargirdir.Moloz taşların arası yatay ve dikey olarak düzgün bir şekilde konmuş tuğlalarla sıkıştırılmış ve kum ve küçük çakıllı harçla tutturulmuştur.Kapı dairevi geniş ve uzunca bir tonozdur.Tonozun içinde iki yanında sivri kemerli iki tonoz daha uzanırki, buraları depo olarak kullanılmaktadır.Tonozun iç tarafında, kesme kırmızı köfeki taşı, dairevi bir kemer vardır.Kemerin dışarıya bakan yüzünde takriben 0.20x0.23 lük ve 18 delikli bir nal tesbit edilmiştir.İçi dört duvarla çevrili geniş ve uzun bir avludur.Duvarda kısa fasılalarla, önü yukarıya kadar açık ocak yerleri vardır.
46 odadan ibaret
olduğu 46 adet baca yerinden anlaşılan bu hanın çatısı yıkılmış olup halen
duvarları mevcuttur.Kapladığı yer
Hanın yapılışına dair kitabe daha sonraki yıllarda yapılarak yerine konmuştur.Bu kitabede şöyle yazmaktadır:
Nasuh Paşa vezir-i paki seyret Bu hanı yapmaya çun kıldı niyet
Tatar Ali Çavuşu itti tefviz Binasını ala vechil emanet
Uda gayret kuşağını meyane İki yerden kuşanıp itti himmet
Bin on dört Zilkadesinin Yirmi dördü yekşenbe-u saat
Binasına başladılar bu hanın İdüp el bir ve yaptılar imaret
Bin on beşi Rabi-i evvel ayının Tamamında bu da buldu nihayet
Kaynak: Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi |
|
|
|
► NASUHPAŞA CAMİİ |
|
1911 yılında Nallıhan'a gelen bir Fransız mühendisin nezaretinde yıkılan eski caminin yerinde, aynı genişlikte ve bugünkü şekliyle yeniden yapılmıştır.
Cami dikdörtgen planlı,düzgün kesme taştan üstü ahşap çatılı ve alaturka kiremitli olarak inşa edilmiştir.Kuzeyde birbirine kemerlerle bağlanan sekiz adet kare sütunlu, iki yanı ve önü açık, üstü ahşap çatıyla örtülü son cemaat mahalli yer almaktadır.Son cemaat yerinden hareme geçişi sağlayan kapı, kilit taşı çıkıntılı ve dairevi kemerlidir.İbadet mekanını ortası göbekli ahşap tavan örtmektedir.Mahfeli dört köşeli iki taş sütun üstünde ahşaptandır.Cami toplam dokuz adet sivri kemerli pencere ile aydınlatılmaktadır.Mihrabın kenarları kademeli, sivriye yakın dairevi kemerli ve basit kornişlidir.Minber kesme taştan, minberin korkuluğu ise ahşaptan ve basittir.
Caminin batı duvarına bitişik minare kesme taştan, kaidesi kare planlı, gövdesi oniki köşelidir.Şerefe altı dorik başlığı taştan, külah ise saç kaplıdır.
Cami avlusunun batı tarafında, 20.asrın başı olarak tarihlenen, üstü alaturka kiremitli basit çatılı bir türbe vardır.İçinde iki büyük dört küçük kabir vardır.
Kaynak: Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi |
|
|
|
► ULUHAN CAMİİ |
|
17.yüzyıl başında sadrazamlık yapmış olan Nasuh Paşa
tarafından Ankara Göynük arasındaki 3.menzilde yaptırmış olduğu han ile
birlikte yapıldığı anlaşılan Uluhan Köyü Camiinin
orijinal yapısından günümüze sadece minaresi kalmıştır.Zelzele
mıntıkasında bulunan eserin yapılışından sonra birkaç defa meydana gelmiş
olan zelzelelerle tahribe uğrayarak yenilenmiş olduğu muhakkaktır.Ancak
cami’in beden duvarları kısmen eski durumu muhafaza etmektedir.Boyuna
dikdörtgen plandaki ahşap tavanlı caminin kuzey tarafındaki ahşap kadınlar
mahfili muhtesdir.Camiinin kuzeybatı köşesinde
camiden Kaynak: Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi |
|
|
|
► TAPTUK EMRE TÜRBESİ |
|
Yunus Emre'nin hocası Taptuk Emre'ye aittir.Nallıhan'ın Emremsultan köyündedir Emremsultan Köyü girişinin sağında hafif
meyilli bir arazi üzerinde bulunan mezarlık içinde yer alır.Kare
planlı ve kubbelidir.Duvarları içerden 6x6 m.boyutunda
ve
Türbe 1991 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilmiş, aynı yıl yapılan restorasyon ile de bugünkü görümüne kavuşmuştur.Restorasyon sırasında türbenin önünde yer alan ekler kaldırılmış, kubbenin üzerindeki kiremitli çatı sökülerek kubbe onarılmış, cami avlusunda saklanan orijinal kapı kanatları da korunması için Ankara Etnoğrafya Müzesine gönderilmiştir.
Kaynak: Mesut ŞENER-Nallıhan Kitabı-Sh.260-261 |
|
|
|
► BACIM SULTAN TÜRBESİ |
|
Yunus Emre'nin
hocası Taptuk Emre'nin kızı Bacım Sultan'a aittir.
Nallıhan’a
Bacım Sultan hamur yoğururken baban geliyor demişler.O da sevinçle fırlayıp, tarlalara doğru koşmuş.Elinin hamurlu olduğunu görünce babasına karşı saygısızlık olacağından ürpererek, birden toprağa diz çökmüş, Allah’a yalvarmış.Toprağa eğilip-çık ya mübarek- demiş, oradan hemen su çıkmış.Bacım Sultan’da ellerini yumuş..
Bacım Sultan Türbesi 1960 yılı sonlarında köylü tarafından yeniden yaptırılmıştır.Tekke Köyü‘ nde, Bacım Sultan Türbesi’ne getirilen hastalar türbede bırakılır.Bacım Sultan Kuyusu suyundan içirilir ve bu su ile banyo yaptırılır.Hastaların pek çoğunun iyileştiği halk arasında söylenmektedir.
Kaynak:Mesut ŞENER-Nallıhan Kitabı-Sh.263 ► SOĞUKKUYU CAMİİ
1300 yılında
yapılmıştır |